Araf İnancı ve Protestanlıkta ki Araf Görüşü

Araf İnancı ve Protestanlıkta ki Araf Görüşü

Her Hristiyan cennete ve cehenneme inanır. Hristiyan öğretisine göre, cennet, insanının Tanrı’nın huzurunda yaşadığı mutluluk dolu bir hayattır. Cennet Tanrı’nın lütfunu alanların nihai meselesidir. Ateş ve ebedi bir işkence yeri olan cehennem, Tanrı’nın lütfunu almayanların varacağı yerdir. Başta Roma Katolikleri ve Doğu Ortodoks olmak üzere bazı Hristiyanlar, ruhun cennete girmeden önce son bir saflaştırma aldığı, Araf denilen aracı bir yere, duruma inanırlar.

Araf Nedir?

Araf’ın Roma Katolik görüşüne göre Araf, Tanrı’nın lütfunu almış, ancak cennete gidecek kadar saf olmayan ruhların son temizlik için gittiği bir yerdir. “Katolik Kilisesinin Catechism’i” (Katolik ilmihal) ne göre Katolikler, arafın, sonunda cennete kabul edilecekleri, arafta yaşanılacak rahatsızlık seviyesinin yaşamda belirli eylemlerle hafifletilebileceğini belirten rahatsız edici ve acı verici bir süreç içerdiğine inanmaktadır.

Luther’in 95 Tezi

1500’lerin başında, Papa Leo X araftan kurtuluş için para karşılığı belge satışını onayladı. Özellikle Roma’daki Aziz Petrus Katedrali veya diğer hayır işleri için yapılan bağışlar karşılığında araftan kurtuluş verildi.

Almanya’da profesör ve ilahiyatçı olan Martin Luther, araftan kurtuluş satılmasına itiraz etti. Tepki olarak papalığı ve Katolik Kilisesi’ni kötüye kullanımı olarak gördüğü bir belge olan “95 Tezlerini” yazdı. “95 Tez” in çoğu, araf ve araftan kurtuluş satışlarıyla ilgileniyordu. Papa, Protestan Reformu’nu başlatan ana katalizörlerden birini yaratan Luther’i “95 Tezler’i” yüzünden dışladı.

Sola Scriptura

Protestan Reformu geliştikçe Luther, John Calvin, Huldrych Zwingli ve diğerleri de dahil olmak üzere Protestan teologları teolojilerini temel alan beş ilkeyi benimsemişlerdir. Bunlar beş sola olarak bilinir. Bunlardan ilki, “yalnızca kutsal kitap” anlamına gelen “sola scriptura” dır.

Katolik Kilisesi, kilise geleneğini ve pratiğini İncil ile aynı konuma dayandırırken, Protestanlar, İncil’in tek başına inanç ve uygulamanın kuralı olarak kullanılabileceği konusunda ısrar etmişlerdir. Başka bir deyişle, eğer bir öğreti İncil’in gerçek sözleriyle desteklenemezse, kilisede öğretilemezdi. Araf, İncil’de doğrudan belirtilmediğinden Reformcular, arafın kilise öğretiminin bir parçası olmasına izin vermedi.

Protestanlıkta Araf

Reformdan günümüze kadar Protestanların büyük çoğunluğu arafın öğretisini tamamen reddetti. Bazı Protestanlar, arafın veya onun gibi bir aracı yerin mümkün olduğunu, ancak varoluşunun Kutsal Kitaptan kanıtlanamayacağını öne sürmektedir. Bugün, hiçbir Protestan mezhep resmi olarak araf inancını desteklememektedir..

“Araf İnancı ve Protestanlıkta ki Araf Görüşü” üzerine bir yorum

Yorum yapın