Gnostisizm Ve Enkarnasyon – Üçlü Birlik

Gnostisizm Ve Enkarnasyon – Üçlü Birlik

Gnostisizm de Enkarnasyona İlişkin İnançlar

Enkarnasyon:

Hristiyan inancında  enkarnasyon, ezelî ilâhî kelime (logos), üçlemenin ikinci kişisi, Baba  ve Oğul Tanrı olan İsa’nın, Meryem Ana’nın rahminde insan bedenine bürünmüş olduğu ve insan tabiatı edindiği inancıdır.

Gnostik Hristiyanlar kilisenin enkarnasyona yani kutsal üçlü, üçlü birlik olan inancını reddetmişlerdir.

Enkarnasyon, Tanrı’nın İsa Mesih’de fiziksel bir insan olduğu inancı, Hristiyanlığın temel doktrinidir. Hristiyanlar, en eski inanç ve konsillerde bunu onaylamış ve bugünün mezheplerine nüfuz ettirmiştir. Yine de bazı erken Hristiyan gruplar, Tanrı hakkında ve Mesih hakkında başka inançlara sahipti. Enkarnasyon, Üçlü Birlik fikrini çok farklı gören Gnostisizm ile ilgili de durum budur.

İkicilik

Gnostisizm, ruh ve madde arasındaki bir dualizmle işaret eder. Bu dualizmi Platonizm’den ödünç alarak fikri en uç noktaya taşımaktadır. Gnostikler için, bedenin kendisi kötüdür ve ruhun Tanrı ile bütünüyle bağlantı kurmasını önler. Enkarnasyon, Üçlü Birlik Hristiyan doktrini, Gnostisizm için bariz bir problem olan Tanrı’nın beden almasını söylediği için bu kabul edilemez bir durumdur. Fakat farklı Gnostik gruplar, öncelikle Mesih’in doğası hakkındaki görüşlerini değiştirerek, bu sorunları farklı yollarla çözmeye çalıştılar.

Mesih’in Doğası

Eğer Tanrı, doğası gereği tamamen manevi, soyut olmalıysa, enkarnasyon, Üçlü Birlik olamaz.. İsa’nın, kilisenin öğrettiği gibi beden almış Tanrı olduğuna inanmak yerine, Gnostik gruplar farklı açıklamalar getirmiştir. Örneğin, bir grup, Mesih’in acı çekmesinin ve ölümünün gerçekleşmesinin onun bir insan olduğunu Tanrı olmadığını gösterdiğini söylemiştir. Başka bir Gnostik görüş de, İsa’yı, bedende Tanrı’dan ziyade bir bilgelik öğretmeni olarak tanımlayan Thomas İncili’nde bulunur. Gerçeğin İncil’inde bulunan bir başka görüş ise, bir anlatıma girmek yerine, Mesih’in hayatındaki sembolik temalara bakar.

Emanationism

Gnostikler için, Tanrı saf bir ruhtur ve tamamen maddi dünyadan ayrılmıştır. Tanrı maddi dünya ile etkileşime girmez, çünkü dünya doğası gereği kusurludur. Bunun yerine, Tanrı insanlığa çeşitli olaylar ya da “Æonlar”(tanrısal varlıklar) gönderir. Bu tanrısal gönderim ruhsal bilgi biçimini alır. Bu bilgi  entelektüel değil, ancak belirli bir ruhsal büyümeden sonra açıklanabilecek bir manevi bilgidir. Bazı Gnostikler için, İsa Mesih Tanrıdan oneon almış ruhsal olarak aydınlanmış biriydi. Gnostiklere göre tanrısal sezgiyi alıp, tanrısal bilgiyi anlayabilen kişi Mesih’le birleşir. 

Son

Hristiyanlık ikinci yüzyılın sonuna gelindiğinde, Mesih’in kişiliği ya da “Hristoloji” tartışılıyordu. Kilise, enkarnasyon, Üçlü Birlik ve Mesih’in ilahi ve insan tabiatlarının farklı fikirleriyle başa çıkmak için mücadele ediyordu. Kutsal üçlemenin doktrini ilk  bu zamanda resmi olarak dile getirildi. Gnostik Hristiyanlar kendilerini o zamana kadar ortodoks olarak görüyorlardı. Zaman geçtikçe ve Irenaeus gibi ilahiyatçılar kilise konseyleri tarafından kabul edilecek doktrinleri ortaya koyarken, Gnostisizm sapkınlık olarak görülmeye başlandı. Gnostik problemin merkezinde enkarnasyon, Üçlü Birlik vardı. 

Yorum yapın