Protestan Reformu ve Karşı Reformasyon

Protestan Reformu ve Karşı Reformasyon

Batı Hristiyanlığı, 16. yüzyılın başlarında büyük bir değişime uğradı. Daha önce kaybedilen Yunan ve Roma edebiyatının yeniden keşfedilmesi, veba, savaşlar ve yeni teknolojilerin ardından Roma Katolik Kilisesi için sorunlar başladı. Roma Katolik Kilisesi daha önce ki karşı isyanlarla başarılı bir şekilde savaşmıştı, ancak Martin Luther’in 95 tezini bir Alman katedralinin kapıları üzerine gönderdiği zaman Katolik Kilisesi’nin şansı 1517’de tükendi. Yeni bir protestocu Hristiyan hareketi hızla yükseliyordu ve kilisenin bu harekete karşı koymak için bir yol bulması gerekiyordu.

Protestanlık Luther’le başlamamıştı, ancak en büyük başarısını Luther’in eylemlerinden buldu. Yeni icat edilen matbaa, günümüzün internetiydi ve Protestan fikirlerini, İncil’i okuryazar olan herkesin kullanımına açık hale getirdi. Daha önceki Hristiyan hareketlerine dayanarak, Luther Katolik Kilisesi’nin o zamanki uygulamalarını ve doktrinlerini kamuoyunda protesto etti ve kendi ilanını yayınladı.

Lutheranizm

Günahların bağışı için belge satan kilise için 95 Tez’in ana şikayeti buzdağının görünen kısmıydı. Luther ve diğer Protestan fikirleri olan ilahiyatçılar, Papa’nın kilisenin ve dini meselelerin nihai otoritesi olmadığını düşünüyorlardı. Hristiyanlar, yerleşik bir kilise aracılığıyla değil, yalnızca Tanrı’nın lütfuyla ebedi bir kurtuluş elde edebilirlerdi. Reformcular, ebedi yargı, araf, aziz şefaati ve daha bir çok konuyla ilgili Katolik doktrinlerin yanlış ya da reform ihtiyacı olduğuna inanıyorlardı.

Reformasyon

Luther’in teolojisi, benzer düşüncelere sahip diğer Hristiyanları da cezbetti ve sonunda yeni Hristiyan mezheplerinin kurulmasına yol açtı. Bugünün Lutheran ve Anglikan kiliseleri, Luther ve çağdaşlarının eylemleriyle doğrudan ortak bir mirası paylaşmaktadır. Bu Protestan mezheplerinin ileriki dönemlerinde “Reform” teolojisi, Protestan kiliselerinin de yolunu kaybettiğini ve inançlarını açıkça teşvik etmeleri için ilham veren Hristiyan görüşlerini etkiledi.

Tepki

Luther’in şikayetlerini yayınlamasından yaklaşık 30 yıl sonra, Katolik Kilisesi’nin liderleri durum değerlendirmek ve yeni bir rota belirlemek için bir araya geldi. Trent Konseyi, 1545’ten 1563’e kadar kilise uygulamalarında neyin yanlış olduğunu tespit etmek ve doğru olduğunu düşündüklerini savunmak için üç oturumda gerçekleştirildi. Konsey, Protestan teolojisinin çoğunluğunu geleneksel Roma Katolik doktrinleri ve inançları lehine kınadı ve en son kutsal makam olarak Roma Katolik Kilisesi kınamayı onayladı.

Değişiklikler

Konsey, önceki suistimalleri temizlemek ve din adamları arasında bir disiplin duygusu oluşturmak için girişimde bulundu. Mükemmel olmamakla birlikte, reformlar meyve verdi ve Roma Katolikliğinin halk nezdinde yeniden onaylanmasına yol açtı. Protestanların argüman ve endişelerini ele alan konsey, Roma’yı bugünün Katolik Kilisesi’ne götürecek bir yol belirledi. Doktrinler, ayin ve ibadetler yeniden onaylandı ve standartlaştırıldı. Katolik İncil’in gözden geçirilmiş bir baskısı yayınlandı Kilise onaylı sanat, ayin müziği ve adanmışlıkların sadık olmaları teşvik edildi. Yeni dini düzenlerin oluşmasına izin verildi, bunun en büyük örneği Cizvitler’di.

Siyaset

Reformun bir de politik boyut vardı. 1588’de İtalya’da Protestanlıkla mücadele etmek için yeni bir Roma Engizisyonu kuruldu. Kilise, Katolik inancını Yeni Dünyaya yaymak için Avrupa’daki Katolik dostu monarşilerle ittifaklar da kurdu.

Yorum yapın